Kayıtlar

Temmuz, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Resim
''kimi öpersem, İsa odur.'' isa'nın son yemeği traşlarını yazmayacağım tabii ki buraya. yeterince okumuşsunuzdur. yahuda iskariyot da aslında uzak bir karakter değil; herkesin hayatında vardır böyle biri, dudaklarıyla ihanet eden. tatlı bir öpüşle sizi çarmıha gönderen. simun petrus gibi bir dostunuz illa ki olmuştur, horoz ötmeden sizi üç kez inkar eden. zeytinlik dağında, getsemani bahçesinde, o gece,  tanrının oğlu bile olsanız, ölüm derecesinde kederlenirsiniz, teriniz kan damlalarına dönüşür, düşerken toprağa. tanrının oğlu bile olsanız, başa çıkamayacağınız acılar vardır bu hayatta,  çarmıhtan daha beteri, kalpte şeytani bir yara, belki bir maria magdelena. güruh, sürüklerken sizi golgota'ya, son yemek, içtiğiniz son şarabın tadı, göğsünüze yaslanan havarinin o sıcak nefesi, tanrının oğlu bile olsanız. iki hırsızla birlikte can çekişirken gökte, tanrıya neredeyse küfredersiniz, oğlu bile olsanız; eloi! eloi! lama sabaktani! ay kana ba...
Resim
fil kalbi en güçlü yanımız, sonumuz olabilir bazen. bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığınızda, kendinizi yatağınızda bir file dönüşmüş olarak bulabilirsiniz. böcek olmaktan daha acıklıdır bu. filler geniş otlaklarda her gün aynı güzergahı izleyerek yolculuk yaparlar. bunu bilen fil avcıları, fillerin geçiş güzergahlarına tuzak kurarlar. üzeri sazla, samanla, toprakla hafif örtülmüş dev bir çukur. sürünün en önündeki fil çukura düşer. sonra, siyahlar giyinmiş, yüzü gizlenmiş bir adam gelir çukura. fili kamçılar, döver, yaralar, aç bırakır ve gider. ertesi gün siyah giyinmiş adam yine gelir, file yine aynı şeyleri yapar. fil, bir kaç gün bu işkence altında çukurda acı çeker. sonra bir akşam, bu kez beyazlar giymiş biri gelir. açlıktan ve acıdan bitkin düşmüş file su ve yiyecek verir, hortumunu okşar, ona güzel şeyler söyler ve gider. siyah giyen adam, beyaz giyen adam, bu sıralama bir süre devam eder. fil, artık beyaz giyen adamı gördüğünde sevinir, ona tamamıyla bağlanır...